
Bu aralar sıkça ”İstanbul’u doyasıyla yaşamak gerek” düşüncesiyle geçiriyorum günlerimi. Her ne kadar Murat Belge’nin İstanbu gezi rehberi kitabını bir hışımla alıp henüz okuma fırsatı elde edemesem de yeditepede görülmedik yer bırakmak istemiyorum. İşte tamamen bu düşüncelerle dolu iken adını sık duyduğum ama kendisiyle tanışma şerefini elde edemediğim Hidiv kasrına bir ziyarette bulunduk ve romantik bir akşam yemeği ile iş çıkışı bütün yorgunluğumuzu yemyeşil bir ortam ve bol oksijen eşliğinde bir kenara bıraktık. En güzel eğlence yemek yemek mantığını taşıyan deliler olarak restauranta uğramadan geçmek midelerimize hakaret olurdu. Zaten buram buram tarih kokan ortam, hoş süsleme ve dekorlarla zenginleştirilmişti. Garsonlar da kibar ve ilgiliydi.
Eğer siz vasotec de sevdicekle romantik bir ortamda akşam yemeği yemek istiyorsanız Hidiv Kasrı güzel bir seçim. Kendinizi saraylara layık bir sofrada şımartmak İstanbul sınırlarında yaşıyorsanız hiç de zor değil. Siz de ikinci delinizi alın Hidiv Kasrına bir uğrayın.
Günün menüsü: Sütlü badem çorbası, incir soslu kuzu sırt, havuç kızartması, keçi peynirli pekmezli salata!
Son Yorumlar