Ben düşünüyorum, düşünüyorum, bulamıyorum… Oha! Son günlerde içtiğimi hatırladığım şeyler; çay, kahve, kola, Cappy’nin çeşit çeşit meyve suları, Uludağ limonata ve mercimek çorbası :) Susadığım zaman aklıma hemen “Ne içsem?” sorusu geliyor ki saçmalık burada başlıyor zaten. Adı üstünde işte susamışsın, neden su içmezsin be adam?

Su yerine içtiğim şeyler arasında en az ağırlığa sahip olan içecek, kola. En fazlası ise meyve suyu. Bu durum biraz da olsun rahatlatıyordu beni. Genellikle %100 meyve suyu tercih ettiğim içim “Eh işte sonuçta meyve yemek gibi bir şey” diyordum. Birden rahatsız oldum bu durumdan ve kısa bir araştırma yaptım.
%100 meyve suları bile meyvenin kendisinin %50′si kadar bile faydalı değilmiş. Hem meyve suyunun içindeki koruyucu maddeler hem de meyvenin katı kısmıyla birlikte çöpe giden lifler vb. bu durumu ortaya çıkarıyor. Ayrıca su yerine meyve Buy anaprox online suyu içmek başlı başına “fazlaca” kilo alma sebebi. Biraz değil fazlaca… Bu tarz içecekler hem susuzluğunuzu çok ısa bir süre için geçiriyor hem de susayan bünyeye şeker, dolayısıyla da fazla fazla kalori, enerji girmesine sebep oluyor. Bunları yakacak yer olmayınca da göbeğiniz biraz daha büyüyor.
Çay ve kahve zaten su yerine içilmezler ama bunların da abartılması iyi değilmiş. Şekersiz içiyorsanız çok fazla sorun yok ama şekerli içiyorsanız kalori ve kilo bağıntısı yine geçerli. Şeker yerine tatlandırıcı kullanmayı da sakın düşünmeyin. Nadiren alınan tatlandırıcıların bir önemi yok ama çayı, kahveyi sürekli tatlandırıcı ile içmek karaciğere çok zararlı. Çünkü bu yapay maddelerle uğraşan organınız o.
Doktorların önerdiği gibi günde 2 litre su içebileceğimi zannetmiyorum ama bundan sonra susadığımda kesinlikle su içeceğim. Canım meyve isteyince yiyeceğim, meyve suyu isteyince de içeceğim. Hem sağlığın hem diyet yapanların hem de mantığın düşmanı bu su içmeme işi. Aman diyeyim; susadıysanız su için. Benim gibi saçmalamayın…

Sakarya’da üç sene su içmeden yaşayıp bunu şimdi mi soruyosun diye hayıflanmadan edemeyeceğim yüven… Sakarya’ya su teknolojisi Erbatur Tayyar ile geldi hatırlarsan :) Yok “Bi Çamlıca koy da içelim”, yok “Bi Miller olsa da içsek”… Demek ki su içmeden de yaşanıyormuş.
Su içmeden yaşandığının en büyük ispatı benim, sensin zaten oğlum. Anlatmaya çalıştığım, su içmeden yaşayınca vücutta meydana gelen değişimler. Bana ve aynaya bakarsan anlarsın. Ha; “Ben hep böyleydim” dersen onun da cevabını veririm sana. Sebep, biberonla beslendiğin dönemden beri susadıkça kola içmen :)
Doktor kuzenim sürekli der ki; meyve suyu içene kadar mevyenin kendisini ye. Mevye sularının üzerlerinde %100 mevye konsantresi yazmasına rağmen maalesef ki senin de yazdığın gibi içerisindeki maddeler doğrudan zarar hanesine yazılıyor.
Su içmek oldukça güzel birşey aslında… Şöyle bir yöntemim var: Çalışma masamın hemen yakın bir yerinde -genelde kitaplığımda- bir sürahi ve bir bardak bulunduruyorum. Sürahi ise dolu olacak tabii ki.. Canım birşeyler içmek istediğinde ise “Mutfağa kadar kim şimdi kıçını kaldıracak, su iç gitsin…” telkinini kendi kendine verdim miydi göbiş suyla doluveriyor.
Su içmeyi daha da gazlamak için şık bir sürahi ve şık bir bardak kombinasyonu kullanıyorum, tavsiye ederim.
Bak çok mantıklı geldi bu yöntem. Cidden üşengeç adamlarız biz; o yönümüze hitap edecek şekilde yaşamak lazım sağlığı da… Bilgisayarda çalışırken yanımıza yalnızca su ve marul alsak mesela; öyle yaşarız kalkmamak için, dediğin gibi… :) Bu, su işini denemek lazım.
Ben sık su içenlerdenim. Alışkanlık haline getirince sorun çözülüyor. Etrafımda şirin su bardakları, şişeleri bulunduruyorum ve hep su dolduruyorum. Ve su içerken içim yıkanıyormuş gibi mutlu oluyorum. Bu bana iyi bir his veriyor bu yüzden de sık sık su içiyorum :)
Sertaç’ın su içtiğini hatırladığım tek bir an var; o da sabahları Serdivan Karakolu’nun karşısındaki lokantaya çorba içmeye gittiğimizde 1,5 tabak çorbanın üstüne içtiği, bitirici 1 bardak paket suydu. Bi’de bana çorbayla neden su içiyormuşum diye söylenmişti. Kendisi yemek bitince su içenlerden de :)
Oğlum… Çorba ile birlikte su mu içilir lan? Manyak herif :) Eee, içerken olmuyorsa bitince içilecek bu su. Çorbaya acıyı basınca üzerine suyu indirmeden gidip yatarsan da uyandığında midenin içinde ölümcül reaksiyonların gerçekleştiğini görürsün. O zaman en güzelini ben yapıyormuşum…
Çorbayla içmiyordum ki ya. Çorbacının dükkanın içinde kıldığı namazını bitirmesini aç aç beklerken Murat Baklava’dan yeni gelmiş olan sıcacık kuşbaşılı kaşarlı pidenin (olsada yesek 1,5 porsiyon) hayaline dalmış bir şekilde yanlışlıkla yediğim ufak turşu kavanozundaki biberin acısını dindirmeye uğraşıyordum :(