Mavi ekran vermenin incelikleri

Böyle bir deyim var dilimizde. Ekranda arka planı mavi bir hata mesajı belirince “Bilgisayar mavi ekran verdi.” denir. Windows 98′de alıştım mavi ekran görmeye. Saçma sapan sebeplerden dolayı birden bire tüm kontrolü elimden alan Windows, Devingen bağ kurulamadı. Devam etmek için bir tuşa basın. Bilgisayarı yeniden başlatmak için Ctrl+Alt+Del‘e basın. Bu işlem kaydedilmemiş tüm bilgilerinizi kaybetmenize sebep olacaktır.” şeklinde bir uyarı verirdi. “Devingen ne demek lan?!” diye düşünürken, bir tuşa basmanın devam etmek için hiç işe yaramadığını anlardım ve mecburen bilgisayarı yeniden başlatırdım. Kaydedilmemiş tüm bilgilerim genellikle var olan tüm bilgilerim olurdu. Küfür ederdim falan ama Windows yeniden başlayınca bu sefer kurardı ne olduğunu bilmediğim devingen bağı. Baştan yapardım işi gücü ve hallederdim sonunda. Sonra Windows 2000 ve Windows XP çıktı. Servis paketlerini yükleyince pek hata vermeyen, insanı çok üzmeyen işletim sistemlerimiz oldu. Sadece donanımsal bir hata olduğunda görmeye başladım bu ekranları. Microsoft sağ olsun eski dostumuzla aramızdaki bağın devingen bir bağdan çok daha derin olduğunu anlamış olacak ki bu ekran hala aynı. Gelişmelerle 3 boyutlu hata ekranına falan dönüşmedi.

Bazen insanlar da mavi ekran veriyorlar. İyi ya da kötü bi’şey değil mavi ekran. Olması gereken bir şey. Suç ne mavide ne de ekranda. İşler yolunda gitmeyince devingen mi değil mi bilmem ama bazı bağlar kurulamıyor. Ama olaya iyi yönden bakmak lazım. Hiç hata vermeyen bir Windows oturumu, uzun süre kapatılmazsa şişip yavaşlıyor. Ama inatla yeniden başlatılmayabiliyor. Mavi ekran burada olumlu bir problem olarak Windows’u baştan başlatmanızı ve belki de hayatınızın oturumunu açmanızı sağlıyor. Yeter ki kaydedilmemiş bilgileriniz olmasın. Kaydetmediğiniz yararlı bilgiler varsa o zaman bi’şeyler eksiliyor. İyilikleri, güzellikleri, elde ettiğiniz gelişmeleri anında kaydedip içinize kazıdıktan sonra mavi ekran vermek çok büyük problem değil. Hatta tuz biber modunda sevilebilir bile. Ek$i’de bi’yerlerde okumuştum eskiden. İnsanın içinin aniden ve sebepsiz yere karamsarlıkla, huzurla, mutluluk ya da mutsuzlukla dolduğu anlardan bahsediyordu. İşte mavi ekran verdiğimiz durumlar bunlar.

Evet öyle… Bunu yeni fark ettim. Bu yaşta yeni çözdüm belki hayatın işletim sistemini. Mutlu olmak, en mutlu olmak için en gerçekçi ve mantıklı yol bu. Kendine ve sevdiklerine dair iyi, güzel, hoşuna giden ne varsa anında kaydedeceksin. Arada mavi ekran verdiğinde kaydedilmemiş kötülükler yok olacak hafızadan ama iyilikler öylece kalacak. Bu başarılırsa bir süre sonra Office modunda bir “Güzel şeyleri otomatik kaydet” seçeneği bile çıkabilir hayat menümüzde. Evet öyle… Bunu yeni fark ettim. Ama önceden fark edebilirdim. Byte için yazdığım zamanlarda bir mavi ekran vakası yüzünden tekrar yazmak zorunda olduğum bir yazıyı sabahın köründe, uykulu ve yorgun vaziyette en baştan ve çok daha iyi yazmıştım mesela. Çünkü kaybettiğim yazı aklımdaydı hala. O yüzden daha kötüsünü yazamazdım. En kötü onu tekrarlardım ama üzerine bi’şeyler koyabilirdim, koymuştum da. Ondan sonra eskizli yazmaya başlamıştım zaten. Salı günü verilecek yazıyı hafta sonu hızlıca ve özensizce yazıp üstüne bir kaç gece uyuyup sonra o yazdığıma bakarak, düşünerek ve düzenleyerek tekrar yazardım. Böylece “Of be ne güzel ifade etmişim” dediğim, o anda yazıyor olsam hayatta kuramayacağım cümlelerle övünüp, “Bu ne be! Olmaz böyle…” dediğim, o anda yazsam hayatta girişmeyeceğim saçmalıkta acemiliklerle utanabilmeyi öğrenmiştim kendi kendime. Eskizli yaşamak lazım sanırım… Ve kaydetmek tüm güzellikleri o an, oracıkta… Ve kaydetmemek kötülükleri inadına! Not etmek ama kaydetmemek ki bir mavi ekran götürebilsin hepsini. Saçmalıklar ortasındaki bir güzel söz, mantıksızlıklar ortasındaki bir gülüş, tatsızlıklar ortasındaki sıcak bir hareket ya da farklı bir mavi ekran. Pollyanna olup “Ah iyi ki mavi ekran çıktı! Bilgisayarım havaya da uçabilirdi.” demek değil de mavi ekrandan da bir fayda elde etmeyi öğrenebilmek lazım. Çünkü saçmalıkların ortasındaki bir güzel söz, sıradan bir güzel söz değildir. Aynı mantıksızlıklarla boğuşurkenki gülüş ve tatsız tuzsuz otururkenki sıcak hareket gibi… İyilikleri ve güzellikleri kaydedebilmeyi öğrendikten sonra zamanla mavi ekranlar gelir geçer, istenilenler elde kalır istenmeyenler gider. İstem dışı olur ama ancak bu. “Dur bir mavi ekran vereyim” diyemez insan kendine. Ama verir zaman zaman ister istemez. Verdik zaten anlamadan belki kaç kere… Ne “içinden çıkılamaz gelen” durumlar geride kaldıysa vermişizdir zaten kabul etmesek de. Yeter ki kaydedilmemiş bilgilerimiz benim beş sene önce o sabah sahip olduğum gibi var olan tüm bilgilerimiz olmasın. Yoksa hep başa döneriz. Sürekli yeniden düşünüp kuramayız köprüleri, bağları. Kaydedilmiş bilgilere sahip olmak lazım önce. Bir adım ötesinde ise tüm güzellikleri kaydetmeli. Hemen! Beklemeden… Aynı tanrının bize yaklaştığı gibi yaklaşmalı birbirimize ve en güzelinin bu olduğunu sorgulamayı bile düşünmeden. Sevapları hemen yazmalı ama günahları yazmak için beklemeli. Belki pişman olup özür diler demeli. Bir, beş, çok beş gün… Az, çok, daha çok gün… Hemen yazıp pişman olunca silersek, kağıtta kalan yaz-sil izi bile rahatsız eder insanı biraz. Önemli bir yazının herhangi bir yerinde yaz-sil izi varsa devam etmeyiz ya. Yeni kağıt alıp yeniden yazarız üşenmeden. İşte o! Üşenmemek diyemeyiz ama bir kağıt kadar değersiz de değiliz.

Evet öyle… Bunu yeni fark ettim. Ama önceden de fark edebilirdim.
Olsun, fark ettim!
Olumlu şeyleri hemen kaydetmeli…
Arada mavi ekran vermeli ki elimizde değil zaten bu istemesek de veriyoruz.
Bu sırada kaydedilmemiş olan bilgilerimizin içinde işimize yarayacak hiç birşey olmamalı ama işimize yaramayacak hiçbir şey de kaydedilmiş bilgilerin içine karışmış olmamalı. Bu noktada biraz daha gerçekçi olmalı ama. İşimize yaramayacak şeylerden birazı Buy lasix online mutlaka işimize yarayacaklara karışıp silinmekten kurtulur. Olumsuzlukları hallettiği gibi hafızasından silmek gibi bir özellik insanda mevcut değildir. Önemli değil, birkaç aşama sonra elenir onlar da. Asıl önemli olan iyi şeyleri mutlaka hemen kaydetmek. Onları işe yaramazlara karıştırmamış olmak. Çünkü tecrübeyle sabittir ki iyi şeylere bir kez hak ettikleri değer verilmeyince boş şeylere dönüşüp yapanı da yapılanı da çok üzüyorlar.
Buna asla izin vermemeli ki “Ne güzel! Ne güzel!” olmalı.
Evet öyle…
Aynı şeyleri tekrar ediyorum…

“Mavi ekran vermenin incelikleri” için 0 Yorum yapılmış.


  • Yorum Yapılmamış

Yorum yapın